facebook twitter Linkedin

Küçük Kentin Kumralı

 

kumral



















Kahvenin önünde bırak beni


Bizim sokakla okulun köşesi

Asmaaltı, bahar ılıklığı

Annen görebilir endişesi

Sağ bacağım kaldırıma takılı

Bileğimi tutuşun gitme der gibi

İniyorum salına salına

Çarpıp kapısını Opel’in

Mavi



Kahvenin önünde bırak beni


Yüzüm yerde çıkarım

Belli belirsiz gülüşüm


Sonra kaldırırım gözlerimi

Görsünler diye iyice

İyice öykülesinler diye bizi

Becerikli kadınlarıyla muhitimizin

Bedbaht erkekleri


Sen, kahvenin önünde bırak beni

Biliyorlar nasılsa

Tanırlar, iç geçirip uydururlar

Umrumda mı kekeledikleri

Bir ayna çıkarıp ruj tazeleyesim gelir

Gülüşüm uzar

Eteğim savrulur, bakmam artık geri

Sokağı dönüşüm ezbere, acelesiz

Bir sigara yakarım

Senin verdiğin iki daldan biri


Yine de kahvenin önünde bırak beni

Her gün aynı cesarette değil hiç kimse

Kimse her gün aynı güzel değil

Acelen var, oyaladım seni ama dur

Dur biraz

Yarın,

Yarın burda olmam belki

Akşam kalabalığı, soluşu gökyüzünün

Gözlerimin arkasındaki yaş, sevdalı bakışlarımdan görmediğin

Binbir derdim var

Bir sürü işim

Çarpıp kapısını Opel’in

Yürüyorum kendime doğru


Şimdi

Sen kahvenin önünde bırak beni

Nasıl olsa merak etmezsin

Ordan nereye gittiğimi.


Olivia M. Templeton
Mayıs 1956

Çeviren: Yasemin Ortwein

TarihViews
Total838
Sal. 283

----------------------------------

Beğendiklerinizi Sosyal Paylaşın!  

Yorum ekle



Anti-spam: complete the task

Şiir

Okunasılar

Benzer Haberler