facebook twitter Linkedin

Dilipak: Proje AK Parti'yi ele geçirmekti

 

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, AK Parti'nin bir ABD projesi olmadığını tam aksine ABD'nin paralel yapı üzerinden AK Parti'yi ele geçirmeye çalıştığını söyledi.

 dilipak

ÜLYA ÖZKAN GÜNAYDIN / HABER10
24.12.2014

Geçtiğimiz günlerde paralel yapı ile flört halinde olan gazeteciÜnal Tanık, bir öğretim üyesi / işadamının Çamlıca sırtlarından Marmara’ya bakan yamaçlarındaki villasında kamuoyunun yakından tanıdığı 5-6 gazetecinin bulunduğu bir toplantıyı köşesine taşımış ve "AK Parti'nin 90’lı yılların ortalarına doğru Batı’da hazırlanıp Türkiye’de hayata geçirilmiş bir parti olduğunu öne sürmüştü.

Çok geçmeden Zaman yazarı Ali Bulaç da Yeni Akit gazetesi yazarı Abdurrahman Dilipak’ın, AK Parti’nin ABD, İngiltere ve İsrail’in desteğiyle kurulduğunu kendisinin de bulunduğu bir toplantıda söylediği iddiasını destekler bir yazı kaleme aldı.

Olayın kahramanı Abdurrahman Dilipak toplantıyı Haber10'a anlattı.

PROJENİN ASLI...

Ünal Tanık sizin ağzınızdan AK Parti'nin ABD projesi olduğunu iddia eden bir yazı kaleme aldı. Ali Bulaç da benzer şekilde Ünal Tanık'ın iddiasını destekleyen başka ifadeler kullandı. Tartışılan toplantının aslı nedir?

ABD’nin projesi paralel yapı üzerinden AK Parti’yi ele geçirme projesi idi. Daha doğrusu paralel yapının siyasi ayağını AK Parti üzerinden hayata geçirmekti. Bu şekilde paralel bir din, paralel bir siyaset ve toplum örgütlenmiş olacaktı. Bu şekilde İsrail'in varlığı ve güvenliği güvence altına alınmış olacaktı. İslam, Batı değerler sistemine rekabet etmemiş olacaktı. Aynı şekilde NATO ve ABD’nin askeri ve stratejik hedefleri ile çelişmeyen bir İslam Dünyası dizayn edilecekti.. Projenin aslı bu.

DSP' DEN, MHP ÇEVRESİNDEN İSİMLER

Peki söz konusu toplantıda kimler vardı?

Son Cumhurbaşkanlığı seçiminden önce Çamlıca’da o zatın evinde gerçekleşti. CHP daha doğrusu DSP'den, MHP çevresinden, sağdan isimler vardı. Ali Bulaç vardı.

Sizinle ve Ali Bulaç'la ne sıfatla temas kuruldu?

Yabancı heyetler gelir, siyasi kişiler, akademisyenler, basın ve STK’dan kişilerle konuşurlar. Benimle de bu çerçevede görüştüler. Başkaları ile ne görüştüler bilmem. Benimle kim ne konuştu ise hep açıkladım.

GÖRÜŞMEYİ DOĞRULADIM, İÇERİĞİNİ DEĞİL

Ali Bulaç ve Ünal Tanık'ın birbirini destekleyici yazıları eş zamanlı olarak yazmalarını nasıl yorumluyorsunuz?

Üzüldüm. Can sıkıcı bir durum. Tanık'ı aradım. Görüştüm ama görüşme ile ilgili iddialar doğru değil. Bunu Tanık'a söyledim ama o, "Dilipak görüşmeyi dogruladı" diye verdi. Görüşmeyi doğruladım ancak içeriğini değil.. Ama öyle bir anlam yüklediler. Bulaç, kendinin de olduğu bir toplantıyı, ev sahibinin sözlerinin, internetteki haberi üzerinden aktariyor. Yakışıksız bir durum. Bu olayın bu şekilde yansitilmasi iyi niyetli bir tutum değil. Birileri benim üzerimden AK Parti'ye vurmaya çalışıyor.

KENDİLERİNDEN OLMAYAN HERKESE KARŞILAR

Ekrem Dumanlı köşesinde Türkiye’nin El Kaide, IŞİD gibi terör örgütlerine destek verdiğini iddia etti. Dumanlı'nın ve paralel yapının sürekli bu minvalde propaganda yürütmesinin amacı nedir?

Bütün bunlar üstüste gelince, paralel yapı, iktidara, kendinden olmayan herkese karşı, topyekun savaş açmış durumda. El Kaide ve İŞİD suçlamaları ilk kez değil. Tahşiye olayı da buna örnek.

RİSKLİ BİR SORUMLULUK ÜSTLENİYOR

Ali Bulaç geçtiğimiz günlerde "yatak odalarına kadar dinleme ve yurtdışı güçler adına hareket etme ispatlanırsa 1 saat bile durmam" dedi. Bulaç, paralel yapının ihanetine neden inanmak istemiyor?

Bilmiyorum.. Bunlara neden ve nasıl kefil olduğunu bilmiyorum. Bana göre riskli bir sorumluluk üstleniyor. Bu kadar yakın olduğu bir yapı hakkında bilgisiz olma ihtimali yok. Peki hala neden orada? Bu soruyu onun dünkü en yakın dostları da soruyor.

KAYNAKLARI PARALEL ÖRGÜTE AKTARANLAR DA HESAP VERMELİ

TBMM Soruşturma Komisyonu eski bakanlar Muammer Güler, Zafer Çağlayan, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar ile ilgili yapacağı oylamayı 5 Ocak'a erteledi. 17 Aralık darbe girişiminin bir ayağı olarak gündeme gelen yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarının soruşturulması sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Haksızlık yapan, yanlış yapan kim varsa bedelini ödemeli.. Kamu malı, yetim malıdır. Vay o namaz kılanların haline ki, onlar yetimin malını yerler.. Onlar kimse, siyasi ya da cemaat mensubu, kamu kaynaklarını israf edenler, zimmetlerine geçirenler hesap vermeli. Iddianin isbatlanmasi şartı ile tabi. Hırsız, bir bağdan bir bostan çalarmiş. Rüşvet alan biri ise, bir bostan karşılığinda bir bağı çalarmiş. Kaynaklarını kendi paralel örgüt ve işadamlarına aktaranlar ya da sağcı, solcu kim kamu malına zarar veriyorsa hesabını vermeli. Ancak iftira konusunda da hassas olunmalı.

BİR KARARLILIK İFADESİ

Davutoğlu'nun "kardeşimizin kolu da olsa keseriz" açıklaması sizce soruşturma güvencesi için yeterli bir teminat mıdır?

Bu bir kararlılık ifadesi. Önemli, ama uygulamadaki sonuçlarını görmemiz gerek.

17 Aralık’tan sonra Gülen Grubu'nun daha önce kavgalı olduğu ve AK Parti’ye muhalefet eden birçok grup ile ittifak halinde olduğunu görüyoruz. AK Parti iktidarı karşısında oluşan ittifakı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bir nefret, düşmanlık koalisyonu.. CHP ve MHP ile birlik oldular. Bundan sonra da aynı yolda ilerleyecek gibi gözüküyorlar.. İlkesel bir birlik değil.. Düşmanımın düşmanı benim dostumdur mantığı ile hareket ediyorlar..

 

TarihViews
Total419
Sal. 281

----------------------------------

Beğendiklerinizi Sosyal Paylaşın!  

Yorum ekle



Anti-spam: complete the task

Söyleşi