facebook twitter Linkedin

ŞEYTAN DA DOĞRUYU SÖYLEYEBİLİR.

 

evil murdach Murat Kapkıner 14 Ocak 2015 



(Çalakalem sohbet)

Gerçekten. Bakınız ayette İblis ne diyor: “Ben Allah’tan korkarım”. Yanlış anımsamıyorsam, Bedir Harbi esnasında, oraya kadar, geri dönülemeyecek yere kadar getirdikten sonra: “Ben sizin görmediklerinizi görüyorum; ben Allah’tan korkarım” demiş ve kaçmış. Bu sözü bağlamından çıkarsanız da çıkarmasanız da doğru.

Şuraya getirmek istiyorum sözü: Şu, onun bunun çocuğu medya patronu var ya: Rupert Murdoch. Onun, teror ilgisiyle söylediği, tepkimizle karşılanan sözleri: İçimizdeki kanseri temizlemedikçe biz, tüm Müslümanlar da sorumluymuşuz; bir çoğumuz barış sever olsak da.

Ben de bu sözde doğruluk payı buluyorum; söyleyen … çocuğu olsa da.

Bir Müslüman olarak Ümmet-i Muhammed’e nasihatlerimi anımsayın; özeleştirilerimi.

O iblisin ne dediğini yani demek istediğini hepimiz biliyoruz. Ama demek istediğini bir kenara alırsak söylediği epeyce doğru.

Fetullah da bizim içimizden çıktı.

Bütün bu terör örgütleri de Hristiyanlık, Yahudilik vs.lik müddeisi değil; İslam müddeileri. Tezgâhlayanlar ayrı konu; gelme tezgâha. Tezgâha geldiğine göre sende bir ciddi kusur var.

Yıllar önce, Berlin’e sanıyorum ikinci gidişimdi. Sanayici ağalar ‘Berlin’de böyle bir adam’ı çok duymuş olmalılar ki bir sohbetime katıldı ve ertesi akşam iftara davet ettiler.

Berlin MÜSİAD Başkanı’nın evinde misafirim. Çaylar geldiğinde Başkan: “Abi” dedi “biz burada Devlet’e muhatabız. Mesela şugün için çocuklarımızın pasaport sorunları var. İçeriğinden yazılımına, başvurumuz için bize yardımcı olur musun”.

Şunları söyledim:

“Kardaş! Bırak şu pasaport vs.leri. Çok daha ciddi işlerin var yapacak. Almanya’daki Türklerin yarısı çalışmadan devletten para alıyor. Ve Alman devleti bunu bildiği halde ne sizin yüzünüze geldi ne diplomatik olarak Türkiye’nin.

Sizden nefret ediyorlar. Çünkü çok kötü bir sınav verdiniz kırk yılda. Almanya denen devi kuranlar, Hitlerin arkadaşları devlerdi. Onlar bu günler doksanar yaşında ölüyor ve torunları bu devi sırtlanamaz.

Yahudiler tek Tanrıcıydı siz de tek Tanrıcısınız. Onlar da sünnetliydi siz de sünnetlisiniz. Onlar hakkında uydurulan aşağılayıcı fıkraların tümündeki Yahudi yerine Türk geçmiş durumda. Onlar da Ekonomiyi ele geçirmişlermiş siz de…”.

Sözün burasında biri “yok abi…” diyecekti ki öteki susturdu: “doğru: geliyoruz”.

“Demem o ki bu Yahudileri kesenler yarın da sizi kesecek. Tedbirinizi alın”.

Soğuk duştu ama anlayışla sordular: “Ne yapabiliriz”.

“Kırk yıl için özür dileyen afişler bastırıp tüm Almanya’nın ağaçlarına yapıştırın. Devletten avanta para alanları siz kendiniz Türkiye’ye geri gönderin. Her biriniz bir Almanı ortak alsın”.

“Ortak olmazlar abi” dedi biri: “Seninle evlendi evlendi; en büyük ortaklıktır” dedim ve artık biraz öfkelendim: “ama sen ayaklarını yıkayan kadının gözünü morarttın”.

Ayrıca salt ölülerinizi gömseydiniz buraya yeterdi. Uçağın kuyruğuna verip verip Türkiye’ye gönderdiniz cenazelerinizi. Oysa İslami olan da Müslüman’ın öldüğü yerde gömülmesi.

Asimile olmayaydınız ama biraz da entegre olaydınız. Bırakın Almanları siz kendi arkadaşlarınızı bile evlerinde ziyaret etmiyorsunuz.

Baban, kırk yıl sonra Yurda dönerken, Almanca öğrenmediği için hamdetti. Sen de ağzını açtın mı: “bunlar abi…” diye başlıyorsun.

 

Sohbetlerime devam eden gencin biri beni bir kenara çekerek: “Abi! Çevremde epey genç var. Bir gece de onlara nasihatlarda bulunur musun” demişti. “Beceremem vs.” dedimse de yakamı kurtaramadım.

Gerçekten yaş ortalamaları on beş olan bir grup genç:

“Kıçlarınızı yıkayın çocuklar” demiştim: “Alman size alttan dalmış. Babalarınız, dedeleriniz buraya geldiklerinde helalarını değiştirselerdi; kültürlerini muhafaza etmiş olacaklardı. Salt domuz eti yememeye dikkat ettiler”. Birisi: “evet; mendile silinip kalkıyoruz” dedi.

“Dürüst olun. Yalan söylemeyin. Sözünüzde durun. Emanete hıyanet etmeyin. Alman size bakıp ‘bunlar sağlam adamlar’ desin” dedim.

Tam bu esnada beni angaje eden ağabeyleri: “Öyle şey mi olur yav” dedi “o zaman ben krank (yalandan hasta raporu) yapmayacağım demektir”. “Hasta değilsen yapma” dedim. Genç deşildi: Alman devletinin kendilerini sömürdüğünü, zalimliğini, bu nedenle bu devlete ne yaparsa caiz olduğunu söyledi bağıra bağıra.

 

 

Başa dönersem. Kötü bir alışkanlığımız var: Bizde hiç suç olmaz. Ve biz (nereden, nedense) ‘aziz millet’izdir. Başımıza ne kötülük gelmişse dışarıdan, gâvurdan, İngiliz’den, Yahudi’den gelmiştir; yoksa biz muhteşem bir milletizdir.

Bu psikoloji yeni değil, bin dört yüzyıldır eğilimimiz bu. Hz. Peygamber’den sonraki kargaşaların hepsini İbn-i Sebe diye (tarihte var olmayan) bir Yahudi ajanı çıkarmıştır.

Günümüze gelirsek, alçak İsrail’in de çifte standartlı Avrupa’nın da Murdoch denilen itnenin de kim olduklarını biliyoruz. Biz sütten çıkmış ak kaşık mıyız. Bu IŞID vs. denen bilmem ne çocukları bizim toprakların ürünleri. İstediğimiz kadar onları kendimizden saymayalım. Yetmez. En az sekiz yüzyıllık bir özeleştiri yapmamız gerekir. Ki daha önceki yazılarımda kısmen var. Kalanı da buraya sığmaz. Ayrıca pek bilmem. Bildiğim, Ümmet olarak bizim de sekiz yüz yıldır çok kötü bir sınav verdiğimiz.

Elbet iş benim gördüğüm kadar basit değil. Meseleyi Küresel bağlamda mı ele alacağız, biz Türkiye Müslümanları özelinde mi. Küresel bağlamda tarihi ihmallerimizi söyledim. Söylememiz; özeleştiri yapmamız lazım. (Bknz…IŞİD NASIL VAR; YA DA BİZİM +18’LER NİÇİN)

Türkiye özeline gelince, Murdoch itnesinin ne demek istediğini biliyorum: Türkiye’ye hazırlanmış küresel tuzağın içine çekmek Ülke’mizi: ‘Siz de girin Arap topraklarına ve IŞİD’yle savaşın; böylece muradımız olur’. Ülke yönetimi bunu yemedi. Kutluyorum: Pezevenk! Sorun küreselse gel birlikte savaşalım yok değilse bizim mahallenin itinden sana ne.

 

Kim kimi cezalandırdı

Gerek küresel gerek iç siyasetten pek anlamadığım için olsa gerek, ben, hep olduğu gibi, sorunlar insanların baktığı yerden değil, Tanrı’nın baktığı yerden acaba nasıl görünüyor diye düşünürüm.

Son gelişmelere de öyle baktım. Dünya Müslümanlarının ortak kanaati, bu ketempereyle Müslümanların zarar gördüğü.

IŞİD’ne göre ‘kendisi’ İslam düşmanlarını cezalandırdı.

Hiç biri değil. Tanrı, Hz. Muhammed karikatürleri ilgisiyle kimseyi ne aşağıladı ne muzaffer kıldı. Çünkü zaten O (S.A.V.) hep saygın yerinde ve böyle üç gâvurun çizgisiyle hele de ‘böylesi gâvurlar’ın içinde küçülmez. Zaten, görüldüğü gibi O’na inanan bir buçuk milyarın en zayıfı O’na söz söyletmez; sahip çıkar. ‘Böylesi gâvur’u şimdi söyleyeceğim:

Tanrı, belki yüz yıldır, Hristiyan dünyasında Hz. İsa’yla dalga geçmenin vaka yı adiyeden sayılması, Hristiyanım diyenlerin mezhep genişliliğini cezalandırdı Allahalim.

 

 

TarihViews
Total290
Sal. 283

----------------------------------

Beğendiklerinizi Sosyal Paylaşın!  

Yorumlar   

 
0 #1 kemal 15-01-2015 12:29
yani biz müslümanlara adam olun lan ... diyorsun, haklısın hocam eyvallah
Alıntı
 

Yorum ekle



Anti-spam: complete the task

Akıl Fikir

Okunasılar

Benzer Haberler