facebook twitter Linkedin

Davutoğlu ‘başkanlığı’ savunacak mı?

 

ahmet davutogluAlper Görmüş/Aljazeera/02.02.2015
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçildikten sonra ‘başkanlık’ konusunu defalarca dile getirdi, fakat bunlardan hiçbiri 27 Ocak’ta Afrika gezisi dönüşünde uçakta gazetecilere söyledikleri kadar yankı uyandırmadı. Çünkü Cumhurbaşkanı bu defa Başbakan Ahmet Davutoğlu’nu da tartışma sahasına davet ediyor, daha doğrusu “başkanlık meselesinde yanımda dur” imâsında bulunuyordu.

Haber, Al Jazeera Türk’te, “Erdoğan: Davutoğlu başkanlığı savunacaktır” başlığıyla ve şu satırlarla yer almıştı (27 Ocak):

“Bu konu yeni konuşmaya başladığımız bir şey değil. Benim başbakan olduğum gün değil, belediye başkanlığımdan beri başkanlık sistemi konuştuğum, savunduğum bir tezdir. Ahmet Bey gerek başdanışmanlık yaptığı dönem, gerek dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde yine başkanlık sistemini meydanlarda hep konuştuk. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başkanlık sistemini yine aynı şekilde konuştuk, bu göreve böyle geldik. Öyle zannediyorum ki, Ahmet Bey’in de -ki yeni anayasada bile üzerinde durduğumuz konulardan biriydi- savunulacak en önemli tezlerden bir tanesidir. Bu seçimlerin de üzerinde konuşulacak konularından biri olacaktır diye düşünüyorum.”

‘Biz’ demek ne demek?

Erdoğan’ın, kendisinden söz ederken birinci tekil şahıs yerine “biz” sözcüğünü kullanmayı tercih ettiğini bilmeyen biri, bu satırlardaki “biz”i “Davutoğlu ve ben” diye algılayabilir ve Erdoğan’ın konuşmasından, sanki “Davutoğlu da yıllardır başkanlık sistemini savunuyor” gibi bir sonuç çıkartabilir...

Oysa Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ne başdanışmanlık, ne bakanlık, ne de başbakanlık dönemlerinde başkanlık sistemiyle ilgili net bir açıklaması oldu.

Bu bilgiyi Erdoğan’ın konuşma tarzı ve kelime tercihleriyle birleştirdiğimizde, Somali dönüşü uçakta gazetecilere söylediği sözleri şöyle değerlendirmeliyiz:

Cumhurbaşkanı, Başbakan’ın başkanlık sistemini kamuoyu önünde hiçbir zaman açıkça savunmadığını bilmektedir. Bu cümleleriyle, Davutoğlu’yla birlikte çalıştığı dönemlerde de kendisinin sistemi açıkça savunduğunu, dolayısıyla Davutoğlu’nun da bunu böyle bildiğini ona ve kamuoyuna hatırlatmaktadır. Demek istemektedir ki, zamanında hiçbir itirazda bulunmayan Başbakan şimdi de böyle bir şey yapmayacak ve başkanlık sistemini savunacaktır.

Vekâleten tartışma

Erdoğan’ın Davutoğlu’nu sahaya çağırmasını izleyen günlerde Davutoğlu sessizliğini sürdürdü ama AK Parti’li bazı üst düzey yetkililerle AK Parti’ye yakın gazetelerde çok ilginç bir tartışma ortaya çıktı. Ortada sanki bir vekâleten tartışma vardı.

Tartışmanın en hararetli bölümünü de Başbakan Davutoğlu’nun başdanışmanı Etyen Mahçupyan’ın, Davutoğlu’nun konuya dair henüz net bir fikir oluşturmadığını imâ eden sözleri oluşturdu.

Şimdi bu gelişmeleri sırasıyla gözden geçirelim.

28 Ocak: Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti / AKP) Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasından bir gün sonra, gazetecilerin konuya dair soruları üzerine konuştu... Sorular net bir biçimde  ‘başkanlık sistemi’ hakkında ve Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi seçimlerin önemli bir vurgusunu oluşturup oluşturmayacağı üzerine olmasına rağmen, Atalay bu ifadeyi telaffuz etmekten titizlikle kaçındı. Şöyle dedi:

“Anayasa’nın bu seçimde de ana gündemde tutulması iyi olur, bizim gündemimizde de olacak. Biz seçim beyannamemizi tam şekillendirmiş değiliz. Şu anda size bağlayıcı olarak seçim beyannamemizde şunlar yer alıyor demem yanlış olur.”

29 Ocak: O gün, “ABD başkanlarının güne başlarken ilk ellerine aldıkları gazete Washington Post”a nazireyle üretilen cümledeki gazete olan Sabah çok ilginç bir manşetle çıktı.

Gazetenin manşeti sanki Beşir Atalay’ı tekzip eder gibiydi. Sabah’a göre, başkanlık sistemi, AK Parti’nin seçim beyannamesinin en net, en kesin parçalarından birini oluşturuyordu: “İşte AK Parti’nin başkanlık modeli / yürütme yetkisi Başkan’a geçecek / tek meclisli başkanlık sistemi, AK Parti’nin 7 Haziran 2015 seçimleri için hazırladığı beyannamenin en önemli sürprizini oluşturacak...”

30 Ocak: Beşir Atalay yine konuştu. bu defa da sanki o Sabah’ı tekzip eder gibiydi:

“Seçim beyannamemizde hangi ana başlıkların ve detayların olacağıyla ilgili henüz bir netleşme yok. Bugün bazı gazetelerde ‘seçim beyannamesinin en önemli vurgusu başkanlık sistemi olacak’ gibi haberler var. Bunların hiçbirisi şu anda gerçeği yansıtmıyor. Seçim beyannamemizi şu anda heyetlerimiz çalışıyor. Kaynak da gösterilmeden, haberler verilmesini doğrusu yadırgıyoruz, bunları yanlış buluyoruz.”

30 Ocak: Beşir Atalay’la aynı gün AK Parti’nin seçim işleri başkanı Mustafa Şentop da konuştu. Şentop, Hürriyet’e verdiği demeçte bir yandan başkanlık sisteminin seçim beyannamesinde yer alacağını söylüyor, bir yandan da ‘doğrusunun yarı başkanlık’ olacağını söylüyordu:

“Önümüzdeki seçimlerin en önemli başlığı yeni anayasa olacaktır. Bu anayasanın en önemli unsuru da başkanlık sistemidir. (...) Seçim beyannamemizde de önemli başlıklardan biri olarak yer alacaktır. Bana göre Türkiye’ye en uygun model yarı başkanlık sistemidir.”

Mahçupyan’ın sözleri

Tartışma şimdilik durmuş gibi görülürken Başbakan Davutoğlu’nun başdanışmanı Etyen Mahçupyan’ın konuya dair sözleri geldi. Başbakanlık döneminde Erdoğan’ın da zaman zaman fikrine başvurduğu Mahçupyan, Habertürk’ten Kübra Par’ın “Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Başkanlık sistemi Ahmet Hoca’nın da tezidir’ dedi ama Davutoğlu bu konudaki sessizliğini koruyor” sorusuna şu cevabı verdi:

“Gördüğüm kadarıyla her iki sistemin de olabileceğine, bunun bir istişare sonucu ortaya çıkması gerektiğine inanıyor.”

Davutoğlu’nun başkanlık sistemine dair kamuoyuna açıklanmış net bir görüşü bulunmadığına göre, Mahçupyan “gördüğüm kadarıyla” derken bir anlamda bize Davutoğlu’ndan aldığı bir bilgiyi mi aktarmaktadır?

Öyle olması gerekir ve eğer öyleyse, işler Erdoğan’ın arzuladığı kadar pürüzsüz bir biçimde yürümeyecek demektir.

TarihViews
Total117
Sal. 281

----------------------------------

Beğendiklerinizi Sosyal Paylaşın!  

Yorum ekle



Anti-spam: complete the task

Akıl Fikir

Okunasılar

Benzer Haberler