facebook twitter Linkedin

Romanları

Seni Öldüğüm Gün

seni oldugum gunMurat Kapkıner: Ses ve saz sanatçısı, ressam, deneme, roman yazarı, şair. Deyim yerindeyse on parmağında on marifet bir şahsiyet.

"Güz İnsanları", "Karanlıktakiler", "Wesirfinger Pastanesi", "İblisin Son Savunması"ndan sonra çarpıcı romanı, "Seni Öldüğüm Gün" ile okurlarına yeni bir tat sunuyor.

Okuyacağınız her sayfa, bir sonrakini okumak için sizi âdeta mıknatıs misali çekiyor.

Roman, Mahmut adlı karakterin yaşamından çarpıcı bir kesit sunuyor.

"Şuracıkta öylece ölsem..." diyebilecek kadar yaşamını önemsemeyen Mahmut, amcası tarafından kendisine diretilen, masumane gördüğü bir işte, tehlikeli olayların girdabına düşer.

Fakat tüm bunlar, yaşamdan hiçbir beklentisi olmayan Mahmut için bir anlam ifade etmez.

Onun için yeni bir umut, yeni bir yürek çarpıntısı, yeni bir hayat bağı vardır aslında…

O da...
Mahmut için;
Hüsran mı, mutluluk mu?
Zafer mi, yenilgi mi?
Aşk mı, reddediliş mi?
Tüm bunların yanıtları, okuyacağınız bu muhteşem romanda.
-----
Türkçe
176 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 13 x 21 cm
İstanbul, 2013
ISBN : 9789756178560

Karanlıktakiler

karanliktakiler

İblisin Son Savunması

iblisin savunmasiGeleneksel edebiyatın dünyayı birebir resmetmeye dayalı realist eğilimi günümüzde tarihe karışmak üzere. Edebiyatın konusu ne gerçekçilerin dış dünyası ne de romantiklerin iç dünyaları artık. 'İblis'in Son Savunması bu' bu yeni yaklaşımın çok özel bir örneği kabul edilebilir.

Murat Kapkıner, bu romanında yeni yazınsal gelişmelerin içinde ilerleyerek, ironi ve trajedinin, uyku ve uyanıklığın, rüya ve gerçekliğin yazar ve karakterlerin birbirine karıştıkları bir dünyayı kurmakla başlıyor işe. Giderk, özne/nesne, tasarım/gerçeklik temeline dayalı geneleksel yapıtın aksine, ortalıkta saf perspektiflerin uçuştuğu bir fantazmagorik (görüntü oyunu) yapı oluşuyor.

Bu çalışmada, geleneksel metinlerden farklı olarak, roman karakterlerinin ontolojik statüleri kaydırılıp; etten ve kemikten kahramanların yerine salt dilden oluşan, kendi kurgul varoluşlarının bilincinde, postmodern literatürün deyimiyle 'sözcükten adamlar' (homologos) geçiriliyor.

Efkan Babri Eskin

Wesirfinger Pastanesi

wesirfinger pastanesiMurat Kapkıner uzunca bir aradan, "Güz İnsanları ve Karanlıktakiler den sonra, bu üçüncü yapıtıyla dönüyor anlatı evrenine. Gerçeküstü ve gerçek. Bu iki olgunun ortasında, yaşamın hakikat boyutlarını ıskamadan, masalsı bir tarzda kendini ören yapıt, Alphonso Lingis in deyimiyle ortak birşeyleri olmayanların ortaklığı zemininde kuruluyor: Yaşlı Şeyh, Bayan Adelgard, Savaşçı Osman Bilge İdris, Taşralı Hasan ve Genç Mülteciler... Bu farklı insan evrenlerinin kesişme noktalarını zamanın, mekanın, tarihlerin belirsizleştiği muğlak bir fonda anlatan roman ayrıca dil ustalığıyla da dikkat çekici. Yapıt, varolmanın imkanları, yazgı ve özgürlük üzerine yoğunlaşması bakımından felsefi roman kategorisine girmekle beraber, kuru ve yavan kavramsal kurgularda, bilgiçce öğüt veren sıkıcı diyaloglarda tüketmiyor kendini. Wesirfinger Pastanesi yazarın diğer romanlarıyla birlikte okunduğunda, romancının değişmeyen ama gelişen uslubu, insan varoluşunun trajik doğasının ironik anlatımı ve romanlararası felsefi süreklilik daha derinden görülebilecektir.